● Ana Sayfa   

            

 Site Haritası ●

 
 
 Kelime Araması

Tüm Cevapları Gizle ►
Tüm Cevapları Göster ►

SON CEVAPLANAN 20 SORU
 

antalya ya hizmet veriyormusunuz yok ise öneriniz olurmu ücretlendirme nasıl oluyor bilmek istedir iyi çalışmalar

Sayın Gürsu

1 Ağustos 2008 tarihinden itibaren Antalya'da da E- Yönetici olarak yönetim hizmeti vermeye başladık.

Sitenizde yapılan genel kurulda yöneticiliğe Şirketimizin seçilmesi halinde başta Kat Mülkiyeti Kanunu olmak üzere yürürlükteki tüm kanun, tüzük ve yönetmeliklerin yöneticiye yüklediği görev ve sorumluluklar doğrultusunda Şirketimiz yöneticilik görevini bir sonraki olağan genel kurula kadar sürdürür.

Şirketimiz bu görev ve sorumluluklar çerçevesinde

Gelir ve giderlerin işletme defterine düzenli olarak işlenmesi,
Her bir daire için kat maliklerinin ve kiracılarının borç/alacak durumlarının takibi,
Aylık gelir, gider ve borçlu listelerinin her ay düzenli olarak hazırlanarak tüm kat maliklerine ve apartman sakinlerine ulaştırılması,
Ödenmesi gereken aidat miktarlarının kısa mesajlarla tüm apartman sakin ve maliklerine bildirilmesi,
Borcunu zamanında ödemeyenlerden alacakların gerekirse uzman hukukçularımız vasıtası ile icra marifetiyle tahsilinin sağlanması,
Site ile ilgili konularda 3. şahıslarla olan hukuki itilafların takibi,
Sitenizde su, kanalizasyon, elektrik, asansör,çatı ve ortak kullanım alanlarında meydana gelecek arızaların giderilmesi, bakımlarının yapılması,
Site görevlileriniz ile ilgili olarak S.S.K.’ya verilmesi gereken bildirgelerin hazırlanması, primlerinin yatırılması, vizite kağıtlarının hazırlanması ve diğer işlemlerinin takibi, gibi yöneticinin düzenli olarak yapmak zorunda olduğu işlemlerin yanı sıra apartmanınız genel kurulunun yöneticiye verdiği ve yetkilendirdiği işleri de görev süresi içinde eksiksiz olarak denetçinin gözetiminde yapacaktır.

Yöneticilik görevimiz süresince asla elden para toplanmayacaktır. Site sakinleri tüm ödemelerini site adına açtırılacak banka hesabına yatırılacaklardır. Bu hesaptan para çekme ancak çift imza ile yapılabilecektir. Bu imzalardan birisi Şirketimize ait diğeri ise site genel kurulunca seçilmiş bir kat malikine veya denetçiye ait olacaktır.

Yasaların belirlediği yükümlülük ve sorumluluklar çerçevesinde, Şirketimizin yönetici olarak seçilmesi halinde aylık ücretimiz(KDV Hariç) 20 bağımsız bölümü olan binalarda yürürlükteki brüt asgari ücretin % 50 si (319,35 YTL) dir.

21 bağımsız bölümü olanlarda % 51' i
22 Bağımsız bölümü olanlarda % 52' si şeklinde hesaplanmaktadır.

Yöneticiliğin Şirketimiz tarafından üstlenilmesi halinde apartmanınıza ait tüm bilgilere sizlere verilecek şifrelerle www.e-yonetici.com.tr adresindeki sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

mustafa gürsu - Tarih : 09/10/2008

 

eski apartmanımda yönetici idim.Yönetim kararı ilede 2 yardımcı seçilmişti.o apartmandan taşınalı 5 ay oluyor kapıcının sigortada işi varmış karar defterinde halen yönetici ben göründüğümden benim ssk gidip işini halletmemi istedi.ben bu görevi nasıl sonlandırabilirm.


Kat malikleri kurulunu olağanüstü toplantıya davet ederek istifanızı sunmalı ve yeni yönetici seçilmesini sağlamalısınız. Aksi halde yönetici olarak görev ve sorumluluklarınız devam edecektir.

hakan gültekin - Tarih : 10/10/2008

 

iyi günler
kirada oturmakta olduğum dairemde üst katı bekar birguruba ev sahibi kiraya vermiş olup son 1 haftadır gece 3 kadar tv sesi bizim oturduğumuz dayreden dinlemekteyiz 2 kere uyarmama rağmen halen devam etmektedir. birde çok sesli ve gürültü yapıyorlar bunları nasıl çıkarta bilirim benim gibi 3 dairede şikayetçi yazı toplayım binadan çıkartıra bilirmiyiz. iyi çalışmalar
saygılarımla


Kat Mülkiyeti kanunu 18.madde düzenlemesine göre,
''Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim plânı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler.

Bu kanunda kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma (Süknâ) hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananlara da uygulanır bu borçları yerine getirmeyenler kat malikleriyle birlikte, müteselsil olarak sorumlu olur. ''

Bu düzenlemelere aykırı davrananlar hakkında Sulh Hukuk mahkemesinde kat maliklerinden biri,kiracı yada kat malikleri kurulunca yetkilendirilen yönetici tarafından dava açılarak hakimin duruma müdahalesi istenebilir.
Mahkeme davalının uyarılmasına karar verecek olup aksi davranışların devamı halinde aynı mahkemeye tekrar başvurularak, davalının para ile cezalandırılması sağlanabilir.Ancak bu tür davalarda verilecek karar uyarı ve para cezası ile sınırlı olup kiracının tahliyesine karar verilemez.

''Kat malikinin veya bağımsız bölümü kullanan kişinin diğer kat maliklerine verdiği rahatsızlığın alınacak önlemlerle giderilemeyeceğinin anlaşılması halinde rahatsızlık veren faaliyetin menedilmedi mümkün ise de bağımsız bölümün tahliyesine karar verilemez.''
Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin 14.10.2003 Tarih,Esas 2003/6679 Karar 2003/7682 sayılı kararı bu yöndedir.

''Kat maliki veya daimi surette bağımsız bölümleri kullananların rahatsızlık veren davranışlarının sona erdirilmesi bakımından rahatsız olan apartman sakinlerince açılacak davalarda eylemin sabit görülmesi durumunda Kat Mülkiyeti Yasasının 33.maddesi uyarınca rahatsız verici davranışlara son verilmesi için ihtar yapılmasına karar verilmesi gerekli ve yeterli olup bu tür davalarda tahliye kararı verilemez.''
Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin 10.10.2002 Tarih,Esas 2002/9504 Karar 2002/9488 sayılı kararı da bu yöndedir.
Ayrıca Zabıta ve Karakol Amirliklerine şikayette bulunma hakkınızda vardır.

mahmut yalçınkaya - Tarih : 10/10/2008

 

iyi gunler
benım bı marketım var yan tarfında kapısı var ama ben on taraftanda kapı acmak ıstıorum bunu yapabılırmıyım ben yaptıracam bunun bı yası var sımdıden tesekurler


Binanızın mimari projesinde kat maliklerinin tümünün beşte dördünün yazılı oluru olmaksızın değişiklik yapamazsınız.

oGuZz akparlak - Tarih : 08/10/2008

 

iki denetçi istifa ederse yeniden yönetici şeçimimi olacak.şartlar nedir.bilgi verirseniz sevinirim.saygılarla


''Önemli bir sebebin çıkması halinde, yöneticinin veya denetçinin veya kat maliklerinden üçte birinin istemi üzerine ve toplantı için istenilen tarihten en az onbeş gün önce bütün kat maliklerine imzalattırılacak bir çağrı veya bir taahhütlü mektupla, toplantı sebebi de bildirilmek şartiyle, kat malikleri kurulu her zaman toplanabilir.

İlk çağrı yapılırken, birinci toplantıda yeter sayısının sağlanamaması halinde, ikinci toplantının nerede ve hangi tarihte yapılacağı da belirtilir. (Ek cümle: 5711 - 14.11.2007 / m.14) İlk toplantı ile ikinci toplantı arasında bırakılacak zaman yedi günden az olamaz.''
KMK 29.madde gereği olağanüstü toplantı düzenlemeniz gerekmektedir.

çetin tanka - Tarih : 08/10/2008

 

20+(4 dükkan) daireli apt. yöneticisiyim. Kapıcının süreli iş akdini sona erdirdikten sonra komsu yönetici ile mutabık kalarak, apt. görevlisini ortak kullanabilir miyiz? bir kisi 40 daireye rahatlıkla bakabilir, nasıl bir yasal yol takip etmeliyiz ?


Part time çalışma usulü ile bir kapıcı birden fazla binada hizmet verebilir. Ancak her çalıştığı bina ayrı bir işveren sıfatını yasal olarak taşıyacağından part time iş sözleşmesi düzenlemeli ve SSK işlemlerini yaptırmalısnız.Aksi halde SSK işlemleri yapmaksızın çalıştırılma halinde idari poara cezası ödemeniz sözkonusu olacaktır.

tufan tercan - Tarih : 25/09/2008

 

Merhabalar öncelikle apartmanımız 24 daire ve merkezi sistemle ısınmaktadır merkezi sistemden ferdi sisteme geçmek istiyoruz bunun için toplantıya katılanların çoğunluğu yeterlimidir? Bize söylenen 1 kişi itiraz ederse ferdi sisteme geçilmeyeceği söylendi. 24 daireden toplantıya katılanların yarısından bir fazlasımı gerekiyor yoksa 24 dairenin 13'ünün kabulümü gerekiyor. Teşekkürler.


''Değişik 4. fıkra: 5627 - 18.4.2007 / m.16) Kat maliklerinden birinin isteği üzerine ısı yalıtımı, ısıtma sisteminin yakıt dönüşümü ve ısıtma sisteminin merkezi sistemden ferdi sisteme veya ferdi sistemden merkezi sisteme dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılır. Ancak toplam inşaat alanı ikibin metrekare ve üzeri olan binalarda merkezi ısıtma sisteminin ferdi ısıtma sistemine dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı olarak oybirliği ile verecekleri karar üzerine yapılır. Bu konuda yapılacak ortak işlerin giderleri arsa payı oranına göre ödenir. Merkezi ısıtma sistemlerinde ısınma giderlerinin paylaştırılmasına ilişkin usul ve esaslar Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir. ''
KMK 42.madde ilgili fıkra düzenlemesine göre karar almanız gerekmektedir.

özkan cesur - Tarih : 01/10/2008

 

Öncelikle böyle bir hizmet verdiğiniz için sonsuz teşekkürler. Dişimizden tırnağımızdan arttırarak aldığımız apartman dairesinde yaşamaktayız. Apartman merkezi sistem ile ısınmakta. Aylardan eylül olmasına ve ayrıca soğukların iyice başlamasına rağmen kaloriferler yakılmadı. Bunun bir zamanı ve hukuki bağlayıcılığı varmıdır.


Çevre ve orman Bakanlığı çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan Hava Kirliliğinin Kontrolü konulu 26.5.2005 Tarih 2005-6 sayılı genelge gereği,

-Dış ortam sıcaklığı gece ve gündüz 15 derecenin üzerinde olduğu günlerde kalorifer ve sobaların yakılmaması,

-Kalorifer ve sobaların işyelerinde bina ve iç ortam sıcaklığı 18 derece ,konutlarda 20 dereceden yuarı olmayacak şekilde yakılması,

-kalorifer ve sobaların ilk yakış saatlerinin semtler itibari ile belirlenmesi ve uygulamanın denetlenmesi,

-hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde kalorifer ve sobaların mümkünse sabah saat 10.00 dan sonra akşam 16.00 dan önce yakılması
gerekmektedir.

Ayrıca Belediyelerinde bu konuda farklı uygulamaları olmaktadır. Bağlı olduğunuz Belediye ilgili birimlerinden de konu ile ilgili bilgi alabilirsiniz.Bunun dışında yönetim planı düzenlemeleri de tüm kat malik ve sakinlerini bağladığından bu hususu da dikkate almanız gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında yönetiminize başvurmalısınız.

Burak Çağatay Doğan - Tarih : 03/10/2008

 

apartmanda bir dairenin bina sakinlerinden izin almadan büro yapılması uygunmudur. Uygun değilse nereye baş vurmalıyız. ayrıca bir yere bağlı olarak çalışıp çalışmadığını nasıl öğrenebiliriz.


Kat Mülkiyeti kanunu 24.madde yasak işler başlığı taşımakta olup, madde düzenlemesi şu şekildedir,
'' Anagayrimenkulün kütükte mesken,işyeri veya ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bölümünde hastane,dispanser,klinik,poliklinik,ecza laboratuvarı gibi müesseseler kurulamaz.Kat maliklerinin buna aykırı sözleşmeleri hükümsüzdür.Dispanser,klinik,poliklinik niteliğinde olmayan muayenehaneler bu hükmün dışındadır.
Anagayrimenkulün kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bölümünde sinema, tiyatro, kahvehane, gazino, pavyon,bar,kulüp,dans salonu ve emsali eğlence ve toplantı yerleri ve fırın,lokanta,pastahane
süthane gibi gıda ve beslenme yerleri ve imalathane, boyahane, basımevi, dükkan, galeri ve çarşı gibi yerler ancak kat malikleri kurulunun oybirliği ile verecekleri kararla açılabilir.
Bu karar yöneticinin veya kat maliklerinden birinin istemi üzerine bütün bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti kütüğündeki sahifelerine işlenir.''

Yargıtay uygulamalarında mesken nitelikli bağımsız bölümlerde büro nitelikli işyeri açılması için kat malikleri kurulunun iznine gerek bulunmamakta olup, büro aldığı eğitimle fikir üretip pazarlayan müstakil ve münferit olarak çalışan kişinin iş yeri olarak tanımlanmaktadır.
Aynı şekilde bağımsız bölümlerin doktor ve diş hekimleri tarafından muayenehane olarak kullanılmasında da istisnai bir uygulama kabul edilmiş olup,bunun için de kat maliklerinden izin alınmasına gerek bulunmamaktadır.

Ancak yönetim planında yer alan ve bağımsız bölümlerin tapuda kayıtlı cinsleri dışında kullanılmalarını tamamen yasaklayan bir hükmün veya bu hususta alınmış kat malikleri kurulu kararının varlığı halinde bürolarla ve muayenehanelerle ilgili bu istisnalar da geçersiz olacaktır.

''Yönetim planında dairelerin sadece mesken olarak kullanılacağı hükme bağlanmış olduğundan tapuda mesken olarak kayıtlı bağımsız bölüm doktor muayenehanesi olarak kullanılamaz.''
Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin 17.2.2003 Tarih,Esas 2002/11976 Karar 2003/1005 sayılı kararı.

''Mesken nitelikli bağımsız bölümün kat maliklerinden izin alınmadan avukatlık bürosu olarak kullanılabilmesi için bu hususta yönetim planında yasaklayıcı bir hükmün bulunmaması gerekir.''
YargItay 18.Hukuk Dairesinin 24.12.2001 Tarih, Esas 2001/10760 Karar 2001/11661 sayılı kararı.

Genel açıklamalar yukarıda verilmiş olup buna göre öncelikle bağımsız bölümünüzün tapuda kayıtlı cinsini belirlemeniz gerekmektedir. Ayrıca yönetim planında bağımsız bölümlerin kullanma şekli hakkında bir düzenleme olup olmadığını da incelemeniz yararlı olacaktır.


SUKRAN ÖZ - Tarih : 03/10/2008

 

sayın yetkili
ben şuanda kablo tv kullanıyorum fakat yeterli verimi alamıyorum çatıya çanak taktırmak istiyorum izin verilmiyor kanuni hakkım nedir (şu anda çatıda dijitürk çanağı var bu emsal teşkil edermi) bu konuda beni aydınlatırsanız sevinirin saygılarımla


T.C.
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/6200
K. 2005/8637
T. 4.10.2005
• ÇATIYA KONAN ÇANAK ANTENİNİN KALDIRILMASI ( Öncelikle Bilirkişi Raporları Arasındaki Çelişkinin Giderilmesi İçin Ek Raporlar Alınması İkili Antenin ve/veya Tek Antenin Anayapıya Zarar Vermediğinin Saptanması Durumunda Davanın Reddi Gereği )
• ÖNCELİKLE BİLİRKİŞİ RAPORLARI ARASINDAKİ ÇELİŞKİ ( Çatıya Konan Çanak Anteninin Kaldırılması Talebi - Giderilmesi İçin Ek Raporlar Alınması İkili Antenin ve/veya Tek Antenin Anayapıya Zarar Vermediğinin Saptanması Durumunda Davanın Reddi Gereği )
• HASARIN GİDERİLMESİ TALEBİ ( Çatıya Konan Çanak Anteninin Kaldırılması Talebi - Giderilmesi İçin Ek Raporlar Alınması İkili Antenin ve/veya Tek Antenin Anayapıya Zarar Vermediğinin Saptanması Durumunda Davanın Reddi Gereği )
634/m.19
ÖZET : Dava dilekçesinde çatıya konulan çanak antenin kaldırılmasına ve davacı dairesindeki hasarın giderilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Öncelikle bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ek raporlar alınması, ikili antenin ve/veya tek antenin anayapıya ( çatıya ve bağımsız bölümlere ) zarar vermediğinin saptanması durumunda davanın reddine zarar verdiğinin belirlenmesi durumunda ise bu ikili sistemin tek uydu antene dönüştürülmesi halinde de zarar sözkonusu ise sistemin kaldırılması, aksi halde antenlerden birinin kaldırılmasına hükmedilmesi gerekir.

DAVA : Dava dilekçesinde çatıya konulan çanak antenin kaldırılmasına ve davacı dairesindeki hasarın giderilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Dava, davalı tarafından ortak çatıya takılan çanak antenin kaldırılması ile sistemin kurulması sırasında davacının bağımsız bölümünde oluşan hasarın giderilmesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosyada toplanan bilgi ve belgelere, özellikle yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğine göre, davalının ortak çatıya çanak anten taktırması nedeniyle davacının bağımsız bölümünde oluşan hasarın giderilmesine karar verilmiş bulunmasında bir isabetsizlik yoktur.

Ancak

Yargıtay uygulamalarına göre, kat maliklerinden birinin diğer tüm kat maliklerinin rızası olmaksızın ya da tüm kat maliklerince alınmış bir karar bulunmaksızın ortak çatıya anten takabilmesi için bu tesisin o kat maliklerinin arsa payını aşmaması, diğer kat maliklerinin aynı tesisi kurmaları durumunda her birine yeterli bir alanın bulunması, anten sisteminin anayapıya ve bağımsız bölümlere zarar vermemesi, yapının statiğini olumsuz yönden etkilememesi, ayrıca çatıda tüm bağımsız bölümlerin ortak yararlanmasına özgülenmiş olan aynı nitelik ve özellikte merkezi anten sisteminin bulunmaması gerekir.

10.1.2005 günlü bilirkişi raporunda her bir bağımsız bölüm malikinin anayapının çatısına aynı sistemi kurması durumunda çatı gaberisinde bağımsız bölümlerden her birine yetecek kadar alanın bulunduğu, anayapının statiğinin olumsuz etkilenmeyeceği, dava konusu edilen anten sisteminin davalının arsa payını aşmadığı, anayapıda ortak anten sistemi bulunmadığı ve sisteminin tekniğine uygun olarak kurulduğu açıklanmış, ikinci keşif sonunda düzenlenen

1.3.2005 günlü raporda ise sisteminin prosedüre uygun olarak kurulduğu, toplam 26 daireden oluşan anayapıda her bir dairenin ikişer adet çanak anten koyması halinde çatının tehlike arzedeceği, bazı dairelerin balkonlarını kullanmaları nedeniyle bu tehlikenin zayıf olacağı belirtilmiş, mahkemece 2. rapor hükme gerekçe yapılarak çanak antenlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Yukarıda özetlenen bilirkişi raporları birlikte gözönünde bulundurulduğunda birinci bilirkişi raporunda çatıda ikili uydu anten sisteminin yapının statiğine ( taşıyıcı sistemlere ) zarar vermediği görüşüne yer verilmişken, ikinci bilirkişi raporunda anayapıdaki her bağımsız bölümün ( davalı gibi ) çatıya ikişer adet uydu anten koyması durumunda tehlike arzedeceği belirtilmiştir. Buna göre öncelikle bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ek raporlar alınması, ikili antenin ve/veya tek antenin anayapıya ( çatıya ve bağımsız bölümlere ) zarar vermediğinin saptanması durumunda davanın reddine zarar verdiğinin belirlenmesi durumunda ise bu ikili sistemin tek uydu antene dönüştürülmesi halinde de zarar sözkonusu ise sistemin kaldırılması, aksi halde antenlerden birinin kaldırılmasına hükmedilmesi gerekirken yukarıda değinilen hususlar yerine getirilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sorunuz hakkında yukarıdaki karar örnek olarak bilginize sunulmuştur.

ufuk muradoğlu - Tarih : 03/10/2008

 

Apartmanımız bodrumla beraber 7 katlıdır. Asansör yapılması isteniyor. Zemin katta oturanlar ortak gider olduğu için asansör parası ödeyecekmi? Hem asansöre binip, yinemeyecek hemde yapımı için para ödeyecek.Zemin katlar için ödeyip ödememesi için bir yasa bulamadım TEŞEKKÜR EDERİM


Kat Mülkiyeti Kanunu 20.madde düzenlemesine göre,
''Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça :

a) Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak

b) Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım,koruma,güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında Katılmakla yükümlüdür.

c) Kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerinde kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz.

Gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında, diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici tarafından yönetim planına, bu Kanuna ve genel hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir. Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür.''

Giriş ve Zemin katların yada Dükkan sahiplerini asansör ve otomat,su gideri gibi bazı giderlerden muaf tutulmaları yasal olarak mümkün ise de bu hususta yönetim planında düzenleme olup olmadığına yada kat malikleri kurulunca alınmış bir karar olup olmadığına bakmanız ve ona göre talepte bulunmanız gerekmektedir.Bu yönde farklı bir düzenleme yada alınmış bir karar yoksa yukarıdaki yasa maddesi gereği tüm bağımsız bölüm malikleri tüm bina giderlerine katılmak durumundadır.

T.C.
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ
E. 2002/7092
K. 2002/8738
T. 26.9.2002
• İTİRAZIN İPTALİ DAVASI ( Asansör Yapım Giderlerini Ödemeyen Kat Maliki Aleyhine Yapılan İcra Takibine Vaki İtiraz Nedeniyle )
• ANATAŞINMAZA ASANSÖR YAPILMASI ( Mimari Projede Öngörülüp Yeri Belirlenen Ancak Anayapının İnşaasından Sonra Yapılan Asansörün Kat Mülkiyeti Kanunundaki Yenilik ve İlave Niteliğindeki İşlerden Sayılmaması )
• MİMARİ PROJE ( Her Kat Malikinin Mimari Pojenin Olduğu Gibi Uygulanmasını İsteme Hakkına Sahip Olması-Anataşınmazın Onaylı Mimari Projesinde Gösterilen Asansörün Sonradan Yapılmasının Yenilik ve İlave Niteliğindeki İşlerden Sayılmaması )
• KAT MALİKİNİN BORÇLARI ( Anataşınmazın Onaylı Mimari Projesinde Gösterilmekle Birlikte Sonradan İnşa Edilen Asansörün Yenilik ve İlave Niteliğindeki İşlerden Sayılmaması-Bu Masraflara Katılmakla Yükümlü Olması )
2004/m.67
634/m.20,42
ÖZET : Anataşınmazın mimari projesinde asansörün öngörüldüğü ve yerinin de ayrıldığı, ancak anayapının inşası sırasında yapılmadığı anlaşılmaktadır. Böyle bir asansörün sonradan inşası, Kat Mülkiyeti Yasasının 42. maddesi kapsamında mütalaa edilemez. Çünkü anılan madde, anataşınmazın ortak yerlerinde -fakat projede öngörülmeyen- yenilik ve ilaveleri kapsamaktadır. Asansör, anayapıdaki kat sayısına göre İmar Yönetmeliği uyarınca zorunlu değil ise de, inşası onaylı projede öngörülmüş ve bu bağlamda yeri de gösterilmiştir. O halde bağımsız bölüm maliklerinden her biri, mimari projenin olduğu gibi uygulanmasını isteme hakkına sahip olup, projede yer alan bu tesisin yapılmış olması durumunda da yapım giderlerine katılmak ve payına düşeni ödemekle yükümlüdür.

DAVA : Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Dava, asansör yapım giderlerinden payına düşeni ödemeyen kat maliki hakkında yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Anataşınmazın yerinde yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda anayapının beş katlı olduğu, onaylı projesinde asansör boşluğu bırakılmış olmasına karşın İmar Yönetmeliği gereğince beş katlı yapılarda zorunlu bulunmaması nedeniyle başlangıçta inşa edilmeyen asansörün daha sonra kat malikleri kurulunun 27.2.1999 tarihli kararı uyarınca yapıldığı saptanmış, ancak asansör yapımı ile ilgili bu karar Kat Mülkiyeti Yasasının 42. maddesinde öngörülen sayı ve arsa payı çoğunluğuna dayanmadığı için yasal olmadığı görüşüne yer verilmiş, mahkemece de bu görüş doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.Dosyada toplanan belge ve bilgilere göre, anataşınmazın mimari projesinde asansörün öngörüldüğü ve yerinin de ayrıldığı, ancak anayapının inşası sırasında yapılmadığı anlaşılmaktadır. Böyle bir asansörün sonradan inşası, Kat Mülkiyeti Yasasının 42. maddesi kapsamında mütalaa edilemez. Çünkü anılan madde, anataşınmazın ortak yerlerinde -fakat projede öngörülmeyen- yenilik ve ilaveleri kapsamaktadır. Asansör, anayapıdaki kat sayısına göre İmar Yönetmeliği uyarınca zorunlu değil ise de, inşası onaylı projede öngörülmüş ve bu bağlamda yeri de gösterilmiştir. O halde bağımsız bölüm maliklerinden her biri, mimari projenin olduğu gibi uygulanmasını isteme hakkına sahip olup, projede yer alan bu tesisin yapılmış olması durumunda da yapım giderlerine katılmak ve payına düşeni ödemekle yükümlüdür.

Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar gözönünde tutularak mevcut asansörün yapım giderlerinden davalı kat malikinin payına düşen ve ödemekle yükümlü olduğu borç miktarının saptanması, gerekirse bu konuda bilirkişilerden ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.9.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yukarıdaki karardan da anlaşılacağı üzere öncelikle bina mimari projenizde asansör bulunup bulunmadığını araştırmanız gerekmektedir.Mimari projede Asansör yeri varsa bunun yapılmasını her bir kat maliki talep etme hakkına sahiptir, asansör yeri yoksa bu durumda KMK 42.madde kapsamında konuyu karara bağlamanız gerekecektir.



hayati kızıloğlu - Tarih : 04/10/2008

 

bız evımızı mutahıte daıre karsılıgı verdık.sımdı anlasma yapacaz yapmamız gereken seyler nedır


Konusunda uzman bir avukattan yardım almanızı öneririz.

seval karaca - Tarih : 04/10/2008

 

Kiracı olarak oturduğum daireye mayıs ayında 2 ton kömür parası olarak 620 usd ödedim.Temmuz ayında ev sahibiminde bilgisi dahilinde eşim hamile olduğu için hastaneye yakılık nedeniyle başka bir kiralık ev bularak taşındım.Taşındığım ev sıfır kullanım yeni bina olduğu için benden ilk giren kiracı olarak 2 ton kömür parası istendi.Temmuz ayında 900 usd olan kömür parasını eski apartman yöneticimden istedim ancak bana 620 usd verebileceğini söyledi.Bende 2 ton kömürümü alayım dedim.Onuda vermiyor.Bu durumda ne yapmalıyım.


''Gider ve avans payı ister malik ister kiracı tarafından ödensin bağımsız bölüme bağlı olarak oluşan ve sürekli şekilde her ay eksiksiz yönetime ödenmesi gereken bir borç olup bağımsız bölümün satılarak el değiştirmesi yada kiracının ayrılması halinde bu kişilerin kullandığı dönem için gerçekleşen harcamaların saptanarak fazlalık varsa iadesi gerekmez.Kiracının yararlandığından çok aidat ödeme iddiası kira sözleşmesine dayanılarak malike karşı ileri sürülebilir.''
Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin 16.4.2002 Tarih,Esas 2002/3802 Karar 2002/4321 sayılı kararı bu yönde olup sorununuzu evsahibiniz ile çözmelisiniz.

ender pınar - Tarih : 05/10/2008

 

Merhaba,sitenizi yönetici seçildikten itibaren izliyorum.Yardımlarınız için teşekkür ederim. Aidat ve yakıt borcu olanlar için icra takibi yapmak istiyorum . Takip edilecek işlemler konusunda ve ne şekilde verileceği hakkında açıklama yaparsanız memnun olurum.İyi günler..


Apartman giderlerini ödemeyen kat maliki yada kiracı hakkında kat maliklerinden biri yada yönetici olarak yasal yollara başvurma hakkınız bulunmakta olup ilgililer hakkında icra takibi başlatmanız gerekmektedir. Bunun için yazılı uyarıda bulunma zorunluluğu yoktur.
Borçlu kat maliki yada kiracı hakkında yapılacak icra takibinin türü, ilamsız icra takibidir. Bu takibi yapabilmek için icra dairesi, matbu formlar olan ve alacaklı tarafından doldurulması gereken takip talebi ve ödeme emrinden başka belge istemez. Ancak, borçlu takibe itiraz eder ve itirazın iptali davası açılırsa, bu durumda bu borç miktarını kanıtlayacak tüm belgeleri (işletme projesi, borç miktarının bildirildiği belgeler vs) delil olarak ibraz edebilirsiniz.
İşlemleri bir avukat aracılığı ile takip edecek iseniz bu durumda kat malikleri kurulunun avukat tutma hususunda yöneticiyi yetkilendirmiş olması gerekecektir.

Mete TÜRKYILMAZ - Tarih : 05/10/2008

 

20 daireli apartmanın çatı katında oturuyorum.Acaba iznim olmadan çatıya güneş enerjisi takılabilirmi?Benim karşı çıkmama rağmen Bu iş için kat malikleri oy çokluğu ile güneş enerjisi takma kararı alırlarsa uygulanabilir mi?Ayrıca bireysel olarak Çanak anten takmak için izin gerekli mi? teşekkürler


KMK 19 uncu maddesi hükmüne göre anataşınmazın mimari projesinde yapılacak değişiklere de tüm bağımsız bölüm maliklerinin beşte dördünün serbest iradeleri ile onay vermiş olması gerekir. Öte yandan, anılan Yasanın 16 ncı maddesi hükmüne göre de kat malikleri anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olup bu yerleri, aksine sözleşme olmadıkça her kat maliki arsa payı oranında kullanma hakkına sahiptir. Bu kullanmada, ortak yerin özgülendiği yada durumunun gerektirdiği faydalı bir amaca uygun olmalıdır.

Açıklanan bu hükümler çerçevesinde yürütülen Yargıtay uygulamalarında kural olarak bütün kat maliklerinin yazılı onayı alınmış olmadıkça ortak yerlerde tesis ve değişiklik yapılamayacağı kabul edilmekte ise de, bütün kat malikleri yönünden ekonomik bir ısınma aracı olduğu kadar ülke ekonomisine de önemli bir katkı sağladığı sonucuna varılarak bazı koşullarda projesinde mevcut olmasa da kat mülkiyetli binanın teras, çatı ve benzeri ortak yerlerinde güneş enerjisi ile ısınma sisteminin tesisine izin verilmektedir. Buna göre çatıda veya terasta kurulacak güneş enerji sisteminin kaplayacağı alanın kat malikinin bağımsız bölümünün arsa payına isabet edecek alanı aşmaması, çatıda bu iş için anayapıdaki bütün bağımsız bölümlere yetecek kadar -tesis kurmaya elverişli- alanın mevcut olması, bütün bağımsız bölümlerin bu sistemi kurması halinde anayapının statiğinin zarar görmemesi ana koşulları ve sistemin çatıda uygun konumda bir yere bağımsız bölümlere zarar verilmemesi için teknik bütün önlemler alınmak suretiyle monte edilmesi aranmaktadır.

Sistemin tekniğine uygun yapılmamış olması veya zarar verilmemesi için gerekli önlemlerin -su toplama havuzu, tahliye borusu gibi- alınmamış olması halinde bu eksikliklerin giderilmesi bakımından davalılara mahkemece önel verilmesi mümkün ise de yukarıda sayılan diğer ana koşullardan sadece birisinin bulunmaması sistemin kurulmasına engel teşkil edeceği gibi kurulmuş olanın da sökülüp kaldırılmasını gerektirir.


T.C.
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/6200
K. 2005/8637
T. 4.10.2005
• ÇATIYA KONAN ÇANAK ANTENİNİN KALDIRILMASI ( Öncelikle Bilirkişi Raporları Arasındaki Çelişkinin Giderilmesi İçin Ek Raporlar Alınması İkili Antenin ve/veya Tek Antenin Anayapıya Zarar Vermediğinin Saptanması Durumunda Davanın Reddi Gereği )
• ÖNCELİKLE BİLİRKİŞİ RAPORLARI ARASINDAKİ ÇELİŞKİ ( Çatıya Konan Çanak Anteninin Kaldırılması Talebi - Giderilmesi İçin Ek Raporlar Alınması İkili Antenin ve/veya Tek Antenin Anayapıya Zarar Vermediğinin Saptanması Durumunda Davanın Reddi Gereği )
• HASARIN GİDERİLMESİ TALEBİ ( Çatıya Konan Çanak Anteninin Kaldırılması Talebi - Giderilmesi İçin Ek Raporlar Alınması İkili Antenin ve/veya Tek Antenin Anayapıya Zarar Vermediğinin Saptanması Durumunda Davanın Reddi Gereği )
634/m.19
ÖZET : Dava dilekçesinde çatıya konulan çanak antenin kaldırılmasına ve davacı dairesindeki hasarın giderilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Öncelikle bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ek raporlar alınması, ikili antenin ve/veya tek antenin anayapıya ( çatıya ve bağımsız bölümlere ) zarar vermediğinin saptanması durumunda davanın reddine zarar verdiğinin belirlenmesi durumunda ise bu ikili sistemin tek uydu antene dönüştürülmesi halinde de zarar sözkonusu ise sistemin kaldırılması, aksi halde antenlerden birinin kaldırılmasına hükmedilmesi gerekir.

DAVA : Dava dilekçesinde çatıya konulan çanak antenin kaldırılmasına ve davacı dairesindeki hasarın giderilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Dava, davalı tarafından ortak çatıya takılan çanak antenin kaldırılması ile sistemin kurulması sırasında davacının bağımsız bölümünde oluşan hasarın giderilmesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosyada toplanan bilgi ve belgelere, özellikle yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğine göre, davalının ortak çatıya çanak anten taktırması nedeniyle davacının bağımsız bölümünde oluşan hasarın giderilmesine karar verilmiş bulunmasında bir isabetsizlik yoktur.

Ancak

Yargıtay uygulamalarına göre, kat maliklerinden birinin diğer tüm kat maliklerinin rızası olmaksızın ya da tüm kat maliklerince alınmış bir karar bulunmaksızın ortak çatıya anten takabilmesi için bu tesisin o kat maliklerinin arsa payını aşmaması, diğer kat maliklerinin aynı tesisi kurmaları durumunda her birine yeterli bir alanın bulunması, anten sisteminin anayapıya ve bağımsız bölümlere zarar vermemesi, yapının statiğini olumsuz yönden etkilememesi, ayrıca çatıda tüm bağımsız bölümlerin ortak yararlanmasına özgülenmiş olan aynı nitelik ve özellikte merkezi anten sisteminin bulunmaması gerekir.

10.1.2005 günlü bilirkişi raporunda her bir bağımsız bölüm malikinin anayapının çatısına aynı sistemi kurması durumunda çatı gaberisinde bağımsız bölümlerden her birine yetecek kadar alanın bulunduğu, anayapının statiğinin olumsuz etkilenmeyeceği, dava konusu edilen anten sisteminin davalının arsa payını aşmadığı, anayapıda ortak anten sistemi bulunmadığı ve sisteminin tekniğine uygun olarak kurulduğu açıklanmış, ikinci keşif sonunda düzenlenen

1.3.2005 günlü raporda ise sisteminin prosedüre uygun olarak kurulduğu, toplam 26 daireden oluşan anayapıda her bir dairenin ikişer adet çanak anten koyması halinde çatının tehlike arzedeceği, bazı dairelerin balkonlarını kullanmaları nedeniyle bu tehlikenin zayıf olacağı belirtilmiş, mahkemece 2. rapor hükme gerekçe yapılarak çanak antenlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Yukarıda özetlenen bilirkişi raporları birlikte gözönünde bulundurulduğunda birinci bilirkişi raporunda çatıda ikili uydu anten sisteminin yapının statiğine ( taşıyıcı sistemlere ) zarar vermediği görüşüne yer verilmişken, ikinci bilirkişi raporunda anayapıdaki her bağımsız bölümün ( davalı gibi ) çatıya ikişer adet uydu anten koyması durumunda tehlike arzedeceği belirtilmiştir. Buna göre öncelikle bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ek raporlar alınması, ikili antenin ve/veya tek antenin anayapıya ( çatıya ve bağımsız bölümlere ) zarar vermediğinin saptanması durumunda davanın reddine zarar verdiğinin belirlenmesi durumunda ise bu ikili sistemin tek uydu antene dönüştürülmesi halinde de zarar sözkonusu ise sistemin kaldırılması, aksi halde antenlerden birinin kaldırılmasına hükmedilmesi gerekirken yukarıda değinilen hususlar yerine getirilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yukarıdaki karar ve açıklamalar sorularınızın yanıtını içermektedir.

SALİH KUYUMCU - Tarih : 06/10/2008

 

9 yaşındaki oğlumun velayeti boşanma sonucu tarafına aittir. Boşanma davasında aile konutu olan apartman dairesinin intifa hakkı oğluma tescil edilmiş olup, aynı apartman dairesinde de oğlumla oturmaktayız. Bu apartman dairesinin ortak gider mükellefi kimdir??? Benim ortak gideri kendi gelirimle ödemem doğru mu??? İntifa hakkı her ne kadar oğluma ait ise de benim bu mülkten doğan büyük onarım giderleri ile ortak giderleri KENDİ GELİRİM ile karşılamam doğru mu?
Ayrıca cüzzi bir miktarda iştirak nafakası almaktayım. Bu iştirak nafakası ile oğlumun intifa hakkından doğan vergi, büyük onarım, ortak gider ödemelerini yapmam hem mümkün değil hem de 'nafaka' nın hukuki tanımında bu giderlerden bahsetmemektedir. Bil verirseniz sevinirim.


''Bu kanunda kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma (Süknâ) hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananlara da uygulanır bu borçları yerine getirmeyenler kat malikleriyle birlikte, müteselsil olarak sorumlu olur.''
KMK 18.madde metnine göre bina giderlerinden anataşınmazı kullanan kişi sorumludur. Bina yöneticisi bu giderleri sizden talep etme hakkına sahiptir.Sorununuzu eski eşinizle çözmeniz gerekecektir.

ayşe kolcu - Tarih : 06/10/2008

 

sayın yönetici yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.ben yeni bir daire aldım bu apartmanın iskanını henüz almamışlar 2002 yılında bitmiş ve iskan için mütahit tarafından müracaat edilmiş fakat maddi sıkıntıdan dolayıdırki bu güne kadar henüz almamış bu mütahit toprak sahiplerine noterden iskan raporunu alacağınıda taahüt etmiş fakat henüz almamış ne yapmamız lazım bu işin mütahit yönünden zaman aşımı diye bir şey varmı bu sorun üzerimize kalırmı mütahite bu istkanı nasıl aldırırız bizi aydınlatırsanız memnun oluruz


Müteahhit ile aranızda yapılan sözleşme, verilmiş taahhüt gibi yazılı belgelere dayanarak öncelikle Noter ihtarı çekmeli sonrasında yargı yoluna başvurmalısınız.Bir avukattan yardım almanız yararlı olacaktır.

selahattin aktay - Tarih : 06/10/2008

 

Merhaba,
4 ay önce satın aldığım apartman dairemde ikamet etmekteyim. Apartmanda aidat 2 senedir toplanmamaktaymış. Yönetim kat makliklerinden yana dertli, kat malikleri yönetimden yana dertli. Apartman bakımsız, ilgisiz, parasız. Bana yönetimi alın, aidat toplansın, apartmana bakım yapılsın diye ısrar edenler var. 2-3 dairenin de ödenmemiş birikmiş aidat borçları bulunmaktaymış, fakat itirazlar hat safhada. Yönetim bana bırakılırsa, geçmiş aidat borçları unutulup sıfırdan mı başlanmalı, yoksa geçmiş borçlar için gereken mücadeleye mi girmeliyim? Bunun dışında dikkat etmem gereken başka bir durum varmı? İlk defa apartman yöneticiliği yapacağımdan nelere dikkat etmem gerekir? Beni bu konularda aydınlatırsanız çok memnun olurum. Şimdiden çok teşekkür ederim.


Kat malikleri kurulu kararı ile eski dönem aidat borçlarının sıfırlanmasına, alınmamasına karar verir iseniz bu durumda tahsit etmek için işlem yapmanıza gerek kalmayacaktır. Aksi halde bina alacaklarının tahsilini sağlamak yönetici olarak sizin görevinizdir.
Sitemizde yönetici başlığı altında yanıtlanan soruları incelerseniz yönetici olarak görev ve sorumluluklarınız hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

Gülşen Karataş - Tarih : 06/10/2008

 

Ortak gider ile büyük onarım gideri aynı mıdır??? Apartmanın dış cephe badanası/kalorifer kazanı alev ve duman borularının değişim gideri/çatı oluklarının değiştirilmesi gideri de 4 ve 6 yaşındaki İNTİFA HAKKI SAHİBİ ÇOCUKLARIN mı borcu?? Hukuken onlardan doğan borçlar adına velayet sahibi olduğum sebebiyle benim icra takibine uğramam mümkün değildir. Ben bu soruyu sorarken şahsi ilişki ile çözüp çözemeyeceğimi sormadım. Resmi boyutunu sordum. Kaldı ki yararlanan intifa hakkı sahibi çocuklardır. Velayeten dahi olsa intifa hakkı sahibi olmaları bu hakkın kullanıldığı gayrımenkulde öncelikle mülkiyet sahibi olanla kendi aralarındaki ilişkidir. Benim ise çocuklarla ilişkim velayetendir. Kuru mülkiyeti ve intifa hakkı baba ve çocuklar arasında muhafaza edilen bir meskenin bulunduğu apartmanda benim dış badana/kazan/oluk/bahçe duvarı/çatı vs. gibi giderleri ödememi sağlayacak yasal bağlantı yoktur. Kiracılar dahi bunu ödemez iken üstelik. Verdiğiniz cevabın eksik ve dikkatsiz bir değerlendirme olduğunu sanıyorum.


Kat Mülkiyeti Kanunu 20.ve 22.maddeler birlikte değerlendirildiğinde ve daha önce sorunuza verilen yanıttaki açıklamalar ışığında bina giderlerinden sorumlu olan kat maliki, kiracı ve bağımsız bölümü kullanan kişidir. Yönetici icra takibini bu kişilerin tamamına yada dilediği kişiye yönlendirebilir.4 ve 6 yaşındaki intifa hakkı sahibi çoçuklar fiil ehliyetine sahip olmadıklarına göre yasal muhatap vrlayet sahibi olan siz ve aynı zamanda taşınmazı kullanan siz olacaksınız.
Daha tatmin edici yanıtları bir avukat ile görüşerek almanız uygun olacaktır.

ayşe kolcu - Tarih : 07/10/2008

 

iyi günler.apartmanımız merkezi ısıtma sistemiyle ısınmaktadır.Yalnız apartman sakinlerinden bazıları kaloriferin kısılmasını istemektedir.Bazıları ise kısılmamasını istemektedir.Buna ayit bir kanun varmıdır yada genel işlemler nasıl yapılmaktadır.saygılarımla

Çevre ve orman Bakanlığı çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan Hava Kirliliğinin Kontrolü konulu 26.5.2005 Tarih 2005-6 sayılı genelge gereği,

-Dış ortam sıcaklığı gece ve gündüz 15 derecenin üzerinde olduğu günlerde kalorifer ve sobaların yakılmaması,

-Kalorifer ve sobaların işyelerinde bina ve iç ortam sıcaklığı 18 derece ,konutlarda 20 dereceden yuarı olmayacak şekilde yakılması,

-kalorifer ve sobaların ilk yakış saatlerinin semtler itibari ile belirlenmesi ve uygulamanın denetlenmesi,

-hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde kalorifer ve sobaların mümkünse sabah saat 10.00 dan sonra akşam 16.00 dan önce yakılması
gerekmektedir.

Ayrıca Belediyelerinde bu konuda farklı uygulamaları olmaktadır. Bağlı olduğunuz Belediye ilgili birimlerinden de konu ile ilgili bilgi alabilirsiniz.Bunun dışında yönetim planı düzenlemeleri de tüm kat malik ve sakinlerini bağladığından bu hususu da dikkate almanız gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında yönetiminize başvurmalısınız

mert sürek - Tarih : 07/10/2008